Dr.Lerzan Aras
ve sonsuz kadar mutlu yaşadılar
Tüm Kitabevlerinde...



LERZAN ARAS,
EVİM DERGİSİNDE
her ay sizlerle buluşuyor
...

© 2005-2008 www.lerzanaras.com

     Designed by


Biz çocukken çoğumuzun kendimize ait bir odası yoktu. Olanların ise, şimdikinden çok farklı, düz ahşap ya da metal yatakları ve çalışma masaları vardı; ama bizler yine de çok mutluyduk. Odamızı çok sever, dağıtıp, annemizi kızdırsak bile, yine de bize ait olmasının getirdiği mutlulukla, temizleyip, toplamaktan, oyuncaklarımızı dizip, kitaplarımızı yerleştirmekten, hele de arkadaşlarımızı ağırlamaktan çok keyif alırdık.

Ben, kendi yaş grubumun şanslı kesiminde olmuştum. Benden 5 yaş küçük erkek kardeşimle paylaştığım oldukça geniş sayılabilecek bir odam vardı. Ben büyük olduğum için odanın hangi köşesinde ve hangi yatakta yatacağım konusunda seçme hakkım da olmuştu. Ben her zaman pencereden uzak, duvar kenarına bitişik yatağı tercih ettiğimi hatırlarım.

Annemin Singer dikiş makinesinde özenerek diktiği, kırmızı pötikareli farbelalı örtülerimiz ve kırmızı yastıklarımızla, zamanımızın çoğu, ya yatağın üzerinde, ya da yerdeki düz mavi halının üstünde uzanarak geçerdi. Annem, hem kız hem erkek çocuğuna uyar diye düşünerek, odamızı kırmızı ve mavi renklerle doldurmuştu.

İkimizin ortak kullandığı bir çalışma masamız vardı. Günün şartlarına uygun, metal, sağ kenarında üç çekmeceli, gri masamız, ilkokulu bizimle birlikte bitirmiş, sonra da yerini ahşap, üstünde rafları da olan tek çekmeceli bir masaya bırakmıştı.

Lise yıllarım bu masa ile geçti; kardeşimle odalarımız ayrıldı, kırmızı örtülerimiz yerini kahverengi ve yeşil pamuklu örtülere bıraktı. Tüylü oyuncaklarımı ise oyun oynamayı bıraktıktan sonra bile bırakmadım. Odamda her zaman onlar için bir pencere ya da raf üstü oldu.

Aradan yıllar geçti; o döneme ait hatırladığım pek çok hatıra içinde odam her zaman o özel yerini korudu. Kendimi güvende, huzurlu ve dinlenmiş hissedebildiğim bir odayı bana sağladıkları için ailemi minnetle andım.

Çocuk için bir odanın ne kadar önemli olduğunu kendi yaşadıklarımla çok net gördüm, ve eğitimim boyunca her zaman ilgi alanımda oldu.

Şimdi çocuklar için olanaklar çok daha fazla. Ekonomik durumu yükseldikçe aileler çocuklarına onlara ait bir oda yapmaktan öteye geçtiler. Çoğu kez masal dünyaları yaratıldığını, renklerle çok oynandığını görüyorum.

Aslında, bu çok keyifli, yaratıcı ve bir çocuk için çok cazip olabilir; ama bazı şeylere dikkat etmekte fayda var yine de…

Teknoloji bize artık eskisinden çok fazla olanak sunuyor, çocuklarımız da çevrenin onlara sunduğu pek çok yeniliğin farkında. Zaten dünyayı tanımaları, görmeleri ve yaşamaları lazım.

Onlar için yaşama ilk kapı, okuldan önce kendi odalarında açılır. Bir çocuğu kendi haline odasında özgürce bırakırsanız, ruhunun nerelerde gezindiğini, yaşamla nasıl bir bağ kurduğunu odasında yarattıklarından görebilirsiniz.

Özellikle ilkokul çağına geldikten sonra, çocuk için odası adeta bir atölyedir. Orada yaşar ve aslında hayallerini yaşatır.

İsterseniz, yeni doğan bir bebekten başlayarak, gençlik çağlarına kadar bir çocuğun odasının nasıl olabileceği konusunda beraber biraz ipucu toplayalım:
Bunu yaparken de biraz batının teknoloji ve trendlerini doğu'nun rahatlatıcı ve akıcı önerileriyle bir araya getirelim ve keyif alalım.

Aileye yeni katılan bir bebek yaşama yeni bir heyecan getirir; herkes üstüne titrer. Her şeyin eksizsiz olmasına çalışılır. Minik patikler, tulumlar, fistolu örtüler, yumuş battaniyeler, bir gelin çeyizi gibi hazırlanır. Bu hazırlıklar sırasında en çok bebeğin odasının nerede olacağı ve ne renk olacağı eşyaların nasıl olacağı konusu vakit alır.

Çocukların enerjileri büyüklerin enerjisinden daha farklıdır. Onlar için en uygun olan evin doğu bölgesindeki odalardan birini vermenizdir. Güneşin doğrudan odanın içine doğması tercih edilir. Ayrıca doğu bölgesinin enerjisi ( sattva ) büyümeyi ve yeni hayatı simgeler…

Ama eğer oda doğu yönünde değilse de dert etmeyin. Şansınızı bir de kuzeybatı yönünde deneyin. Eğer bu yönde de bir oda bulamazsanız da sorun değil.Odanın içinde yapacağınız düzenlemelerle de odanın enerjisi düzgün hale getirilir.

Eğer oda bu bölgelerden birine düşebiliyorsa, çocuğunuzun odasından çıkmadan oyun oynayacağına emin olabilirsiniz.


Çocuklar güneş enerjisi ile büyürler.

Aslında en güzel renk beyaz ve uçuk sarıdır. Bebeğin saflığının, temizliğinin beyaz ile bütünleşmesi inanılmaz bir manzaradır. Bir bebeği koyacağınız yatak beyaz çarşaf ve örtülerle kaplı olsun. Açık renk bir ahşap beşik ya da yatak bembeyaz bir odada açık renk ahşap parkelerle göz kamaştırıcı durur.

Açık mavi, lila, çok uçuk nil yeşili her zaman mekanı ferahlatır. Bir dostumun yeni doğacak bebeğinin odasında duvarları çok uçuk lila boyadığımızı, geniş penceresine ise minik puanlı ekru bir stor koyduğumuzu hatırlıyorum. Zemin yine çok açık renk ahşaptı; üstüne minik mavi bir halıcık koymuştuk. Yumuşacıktı; ve oğlu ilk emeklediğinde ayaklarının altında hep o halıyı istemişti.

İlk 1-2 ay geçtikten sonra odasının bir duvarını yıldızlarla ve bir ay dede ile kapladık; ve yatağını o duvara bitişik koyduk.

Zaman içinde odada eşya artışları oldu ama oda hiçbir zaman sadeliğinden ve iç rahatlatıcı etkisinden bir şey kaybetmedi. Mavi - beyaz kutulara yine aynı tonlarda yastıklar ve minderler eklendi. Halı eskidiği için biraz daha büyüğü ile değiştirildi, ve arkadaşım sevgili oğlunun büyümesini keyifle izledi.

Yaş biraz ilerleyip, artık evde başka arkadaşlar istenmeye başlanınca, ve de gerçekten bu arkadaşlarla odada oyun kurmaya başlayınca artık bir oyun odası kurma zamanı gelmiş demektir.

Çocuğunuzun misafir ağırlama isteği ile siz de harekete geçersiniz ve öncelikle oyuncakları koymak için renkli şeffaf kutular alınır. Ahşap altı boş bir bank yaptırabilirsiniz. Üstüne koyacağınız canlı renkte bir minder çocuğunuzun arkadaşı ile oturup oynayacağı bir yer olur. Altına ise kutu içinde oyuncakları yerleştirebilirsiniz. Hatta kendi tek başına oynayacağı zaman minderlerin üstüne oyuncaklarını dizebilir.

Artık biraz renklenme zamanı gelmiştir. Duvarlara fazla renk vermeden, eşyada açık renk ahşaptan da vazgeçmeden biraz renkli eklemeler yapmak çocuğunuzun hayal gücüne katkıda bulunur.

Belki bir duvarı onun hayal gücünü yansıtan bir duvar kağıdı ile kaplayabilirsiniz. Artık yatak üstüne oyuncak hayvanlar dizilebilir, yatağın kenarında bir komodin ve üstünde gece masalını okurken kullanabileceğiniz bir lamba bulunur.

Gitgide odanın onun özeli olduğu ve istediği yönde değişimlere açık olduğunu hissedersiniz.

Yaşamınızın en keyifli dönemlerinden birini çocuğunuzun odasını ilkokula başlarken hazırladığınızda yaşarsınız. Bebeğin yeni doğarkenkine benzer bir heyecan kaplar içinizi.

Artık odada boyutlar büyümeye başlamıştır. Renkler netleşmiş; ortalıkta daha fazla kitap dağınıklıkları görmeye başlamışsınızdır. Ama, bu sizi hiç rahatsız etmez.

Bu dönem, yatakların genelde yenilendiği dönemdir. Siz yine de sade bir ahşap yataktan şaşmayın. Odanın diğer eşyalarında renk kullanma hakkınızı saklayın.

Şimdi çocuklar için yaratıcı olduğu düşünülen çok fazla çocuk odası ile karşılaşıyoruz. Çocuk odası satan çok fazla mağaza açıldı. Buralara yolunuz düştüğünde kendinizi çeşitli masalların içinde dolaşıyor gibi hissedebilirsiniz.

Renkler inanılmazdır. Tüm ana renkleri bir yatağın üstünde görebilir, bir yatağın istediğinizden fazla kırk ayrı şekle girdiğini hayretle keşfedebilirsiniz.

Zaten yataklar çoğunlukla kayık, tren, araba gibi gündelik yaşamın içinden farklı objeler olarak karşınıza çıkacaktır.

Çocuğunuz için seçeceğiniz en sade yatak onu en mutlu edecek ve rahat uyutacak yatak olabilir.

Odanın büyüklüğüne göre, küçük bir kanepe, bir ayak ucu pufu, kız çocuklar için kendini hissedip görebileceği bir tuvalet masası ve ayna seçebilirsiniz.
Duvarlarda resimlere artık yer vardır. Plastik kutulardan hasır ya da kumaş sepetlere geçebilirsiniz.

Aslında yerden çok yüksek olmayan bir masa ve çevresine koyacağınız 2 sandalye çocuğunuzun sosyalleşmesi için ciddi bir fayda sağlar. Özellikle de masanın üzerinde tutacağınız şeker ve bisküit kaseleri, çocuğunuzun arkadaşları ile çok uzun süreli bir ilişki dönemi başlattığınızı gösterir size.

Bu dönem ilerledikçe, odada kitap, defter ve kalemler için raflar artmaya başlar. Duvarları rahatlıkla kullanabilirsiniz. Özellikle de yatağının dayalı olduğu duvar idealdir. Eğer oda el veriyorsa, yatağı bir duvara uzunlamasına yaslamak yerine başucunu duvara dayayarak daha serbest bir dolaşım alanı yaratabilirsiniz. Ama eğer böyle bir imkan yoksa, yatağın dayandığı duvarı bol yastıkla doldurmayı ihmal etmeyin. İsterse yatağını kanepe olarak da kullansın.

Çocuğunuzun büyüdüğünü görmek çok güzeldir; gitgide dağılan bir oda bunun ilk göstergesidir.

Kendinizi hazırlayın; odasını kendi boyamak isteyen ve de inatla pembe isteyen, yatağını kaldırıp yer yatağında yatacağım diyen,
duvarları bir gün çiçek bir gün böcek resimleri ile dolduran ( erkeklerde futbol, basketbol oluyor genelde ),
büyük bir özveriyle ona ayırdığınız koltuğu odadan atıp, yerleri minderlerle dolduran,
perdeleri çıkarıp, tülleri birbirine bağlayıp " işte perde" diyen,
yatağın altını ikinci bir gizli oda haline getiren
ve asla bir çalışma masası istemeyip, dersini yatağın üzerinde çalışan bir çocuğunuz olursa,

beni hatırlayın; çocuğunuz bir gün tasarımcı olabilir….