
Mekanlar biçimlenirken muhakkak
bizden iz taşırlar. Aksi olduğunda içinde yaşamamız, üretmemiz,
keyif almamız zorlaşır.
Uzun yıllardır mekan yerleşimlerinde Uzakdoğu etkilerinin
ne derece önem taşıdığını araştırıyorum. Artık herkes tarafından
bilinen Feng Shui dışında henüz çok fazla yaşamımıza girmemiş bir
öğreti ile karşılaştım bundan yıllar önce.
Hindistan'da bundan 5000 yıl önce ortaya çıkmış
ve mekanlar, insanlar ve doğa arasında ahenkli ve dengeli bir ilişki
kurmayı hedefleyen bu öğreti çok ilgimi çekti.
Uzun yıllarımı üniversitede yoğun bir batı disiplini
ve batı bakışı içinde geçirmiş olmama rağmen, her zaman bir konunun
farkı bakış açılarından bakıldığında başka yüzleri olabileceğini
de düşünebiliyordum.
Böylece Vastu Veda maceram başladı.
Aslında merak edenler için Vastu Veda'nın kısa bir
öyküsünü aktarmamda sanırım fayda var.
….Vastu Veda'ya göre bundan çok binyıl önce, görünmeyen bir güç
yaşadığımız dünyayı çevrelemiş. Bu adsız ve biçimi olmayan şey tüm
yeri ve gökyüzünü kaplamış.Bunun üzerine toplanan 45 Tanrı , hep
birlikte onun üstüne oturarak toprağa bastırmışlar. En sonunda da
Brahma ( çok Tanrılı dönemde Hintlilerin en büyük Tanrısı ), bu
varlığa karnı toprağa dönük bir erkek biçimi vermiş ve demiş ki;
"Ben bu yaratığa Vastu Purusha adını veriyorum. Eğer her bina
yapısı ve mekanlarıyla kutsanırsa, Tüm Tanrılar da kutsanmış olur
ve Vastu Purusha yaşamınıza uyum ve bereket getirir. Aksi olduğu
zamanlarda ise, şanssızlığı yanınızda hissedeceksiniz."….
Her mitolojik hikayede olduğu gibi, Vastu Purusha'nın
gerçek anlamı, hikayeden çok daha derindir. Burada önemli olan,
yaşadığımız mekanlara, sağlık, keyif ve bereket gelmesi için binlerce
yıldır inanılan öğretilerin nasıl kullanılacağının ve mantığının
kavranmasıdır.
Vastu Veda ile ilgili olarak eski Hint metinlerinden
günümüze gelen sayısız bilgi aktarabilirim size ama burada esas
önemli olan, günümüzde bizim bu bilgilerle ne yapabileceğimiz, nasıl
yaşantımıza sokacağımız.
Ama merak edenler için kısa da olsa bir açıklamayı
borç biliyorum.
Vastu, yer, Veda bilim / bilgi olarak bundan 6000 yıl önce eski
Hint kutsal metinlerinde yerini almış. Temel prensip olarak, 5 elemente
saygı, doğaya saygı, kendi benliğimize ve kimliğimize saygı kabul
edilmiş.
5 temel element, hava, su, ateş, toprak ve eter ( boşluk ) olarak
söylenmiş ve günümüze de değişmeden gelmiş.
Hindistan'da bu gün de Vastu Purusha'nın tüm evlerde ve
işyerlerinde olduğuna inanılır. Bu inanışa göre, şeytansı bir
surat ile ifade edilen bu yaratık, yüzü toprağa dönük olarak
kuzeydoğu, güneybatı çapraz hattında yüzü kuzeydoğuya bakacak
şekilde yerleştirilmiştir.
Yine aynı inanışa göre Vastu Purusha'nın bazı bölgeleri daha
hassastır. Marma Sthanas adı verilen bu bölgeler, çoğunlukla
Vastu Purusha'nın merkezinde toplanmıştır.
İnsan vücudunun en hassas bölgesi olarak kabul edilen alanların
aynı şekilde mekanlar için de geçerli olduğu düşünülmüştür. |
|
 |
Bu bölgelerin hassasiyeti ve gösterilen saygı çerçevesinde
bu bölgelere ağır eşyalar ve sütunların konmamasına gayret gösterilir.
Evlerini ve mekanlarını bu temel prensibe göre şekillendirenlerin
bereket ve güç kazandığı söylenir.
Vastu Purusha bu klasik pozisyonunda iken, bilgelik
ve spiritüalizm yönü ortaya çıkmaktadır.
Şimdi biraz daha farklı bir noktaya, yönler ve gezegenlere,
ve bizlerle ilişkilerine bakalım. Zaten Vastu Veda'nın en can alıcı
noktasını oluşturan kavramlardan biri de astrolojik ilişkiler…
Vastu Veda'nın tekrar köklerine dönecek olursak
görürüz ki, astroloji ile çok yakın bir bağı vardır. Astroloji,
eski Hint metinleri - Veda'ların Vedaanga bölümünde detaylı anlatır.
Bu metinler, 5 gezegenden bahseder: Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter,
Satürn.
Bu gezegenlerin dışında en çok etki aldığımız ışığın ay olduğu onun
düğümlerinin ise insanın geçmiş yaşamları ile günümüz yaşantısı
arasındaki bağı ortaya koyduğu kabul edilir.
Vastu öğretisi gezegenlerin hareketlerini incelerken,
her birinin konumunun insan üzerinde farklı etkiler yarattığını
fark etmiş ve buradan da geleneksel vastu mekan yerleşimleri oluşturmuştur.
Bu bilgiye göre her bir gezegenin yaydığı özel bir titreşim vardır.
Tüm gezegenlerin kralı olarak kabul edilen güneş ve onunla birlikte
en etkili ışık olan ay, diğer 5 gezegenle birlikte tüm bu sistemin
içinde yönlere bağlı bir temel yerleşim sistemi oluşturlar.Bu sistemde,
her gezegenin temel karakteristik özelliğinin insanın yaşadığı mekanların
belli köşelerine yerleşildiği kabul edilmiştir. Bu sisteme göre,
Güneş
tüm gezegenlerin kralıdır; ışığın ve kendine güvenin simgesidir
Ay yaşam veren bir anne enerjisini barındırır;
Merkür, en küçük ve en hızlı gezegen olarak sohbeti ve
dinlenmeyi simgeler.
Venüs, tutku ve romantizm gezegeni olarak kabul edilir.
Mars, mekanın yaşamla bağ kurmasını sağlar.
Jüpiter bilim, bilgelik ve öğrenmeyi ifade eder.
Satürn, ödev ve sorumluluklar gezegeni olarak, tüm kapalı
ve saklı mekanları simgeler.
|
|
Bizim zaman içinde çalışmalar sonucu oluşturduğumuz renk sistemi
- ki onu pozitif aktivasyon renkleri olarak tanımladık . Vastu Veda
'nın geleneksel renk yerleşimi ile birlikte oluşturulan mekanların
daha keyifli hale gelmesini sağlar. Bu sistemde gezegenleri ve onlarla
uyumlu pozitif aktivasyon renklerini şöyle gösterebiliriz:
Mekanlarda her bir yön belli bir işlev için
ayrılmıştır.
Buna göre, tüm enerjinin toplandığı ve dağıtıldığı
yer her mekanın ortasıdır. Bunun için mekanların ortasının çok ağır
eşyalarla doldurulmaması önerilir.
Kuzeybatı, yaşam gücünü simgeler. Aynı zamanda
ayı temsil ettiği için daha kadınsı , daha duygusal ve içgüdüsel
halleri de temsil eder.
Bu bölgeye daha çok mutfak ve yemek odası
gelmesi tercih edilir. Bu bölge hava ile temsil edilir.
Kuzey, zenginliği ve iletişimi temsil eder. Yönetici gezegeni
Merkür'dür.Bu bölge oturma odaları ve kitaplıklar için idealdir.
Kuzeydoğuya geldiğinizde, eski mitolojide
Tanrılara açılan kapı olarak kabul edilen evinizin belki
de en kıymetli bölgesini bulursunuz. Bu bölgeyi açık ya da az eşyalı
bırakmanız, küçük bir su ile desteklemeniz iyi olur. Bu bölge genelde
sakin işlevler için kullanılır. Elementi su ve topraktır.
Yönetici gezegeni Jüpiter'dir.
Doğu Bölgesi güneşin egemenliğindedir. Çocuklarınızın
odası için ideal olacaktır.
Güneydoğuyu Venüs yönetir, yatak odaları için
çok doğru bir yöndür. Ateş içeren her mekan ya da obje bu bölgeye
yerleşebilir. Mutfak, ocak şömine vb…
Güney bölgesine geldiğinizde, mitolojide adalet,
geçmiş yaşamlar, atalar akla gelir. Bu bölge sizin yaşam enerjinizi
temsil eder.. Dolayısıyla yönetici gezegeni Mars'tır. Bu
bölgeye getireceğiniz mekan muhakkak çok iyi yaşatılan bir mekan
olmalıdır.
Güneybatı dünyayı ve toprağı temsil eder.
Evinizin en ağır eşyalarını bu bölgeye rahatlıkla koyabilirsiniz.
Elementi topraktır. Evin en hakim bölgesini de aynı zamanda ifade
eder. Rahatlıkla ofisinizi, çalışma bölgenizi, ya da yatak odanızı
bu bölgeye kurabilirsiniz.
Son yönümüz batı ve onu yöneten karanlık
Satürn…
Aslında satürnün öğreticiliği her zaman bize yaşamda yeni bir pencere
açar. Çalışma ile ilgili tüm mekanların ve köşelerin batı yönünde
olması tercih edilir.
Bir tablo ile özetlemek
istersek;
 |
|
|
Merkür |
|
Pembe |
|
Oturma ve Yemek Odaları |
|
|
Venüs |
|
Kırmızı |
|
Ebeveyn Yatak Odaları |
|
|
Dünya |
|
Kahverengi |
|
Ofis, Çalışma ve Yatak Odaları |
|
|
Mars |
|
Yeşil |
|
"Bir evin en iyi yaşatılan
mekanı" bazen mutfak |
|
|
Jupiter |
|
Turuncu |
|
"Bir evin en sakin, meditatif
mekanı" |
|
|
Satürn |
|
Fare tüyü rengi |
|
çalışma mekanları, banyo,
varsa kiler |
|
|
Ay |
|
Sedef rengi |
|
Mutfak ve Yemek Odaları, bazen
Banyolar |
|
|
Güneş |
|
Sarı, Beyaz |
|
Çocuk Odaları |
|
|
 |
|
Mekanların her birinin bir dili vardır. Hiçbir
Vastu kuralını bilmeseniz bile içgüdüsel olarak bazı şeylerin ters
gittiğini hissedebilirsiniz.
Vastu Veda ile yeni tanışırken, yaşadığınız mekanlarda gerçekten sizi
rahatlatacak temel Vastu noktalarını görelim isterseniz:
* Girişinizin
her zaman eve gireni davet edici nitelikte olmasına özen gösterin.
Kalabalık, dağınık girişler enerjiyi bloke eder.
* Eve güneşin girmesine izin
verin, zamansız ve habersiz giren tek misafiriniz o olsun…
* Evinizde çiçek büyütün, ama
güney bölgesinde olmasına özen gösterin…
* Mümkünse eşyalarınızı simetrik
yerleştirmeyin, doğada hiçbir şey simetrik değildir..
* Odalarınızın ortasını boş
bırakın ki enerji akışı rahat olsun..
* Doğal malzemeler kullanmaya
özen gösterin, doğa size her zaman iyi gelir..
* Evinizde su dolu objeleri
eksik etmeyin, ama kuzey bölgelerinde..
Ve her zaman içgüdülerinize güvenin ve niyet
edin, bu iki kelime belki sihir yaratamaz ama size pek çok kapıyı
açar… |